Tanrının Nefesinden İlham Almış Kadın...

|

Fotoğraf: Ömür Doğan

Her şey tersine dönüyor... Her şey...
Bir kadın, uzun saçlarını, bir büyücü gibi savuran bir kadın, kalubeladan beri beni bekleyen, kalubeladan beri beklediğim, kalubeladan beri beni seven ve kalubeladan beri sevdiğim, yılların ve belki ezelin, belki ebedinin özlemini döküyor saçlarının her telinin ucundan...
Bir büyüye benziyor beni sevişi, büyülü bir şey onu sevmek. Yani o kadar gerçek... O kadar...
Her şey tersine dönüyor... Bir kadın, uzaktan, omurunu çatlatırcasına kucaklıyor beni ve dönüyor, dünya, tersine, bir ileri, bir geri... Tersin tersi diyorum bazen tersin düzünü kaybediyorum... Öyle seviyor yani, öylesine seviyorum!
Yağmurlar yağıyor sonra, deli gibi yağıyor. Kadın geliyor ve güneş herkesi aldatıyor. Kadın gelmese güneş gelecek ve kadın, beni seven kadın, sevdiğim kadın gelmese, sürse yılların bekleyişi, yağmurlar da gelmeyecek... Yağmurlar, yaşadığım kente değil, onun ve benim değdiğim her yere yağıyor, delicesine! Yağmurlar, çıldırmış olmalı, yani o kadar akıllı, o kadar zeki...
Güneş, kim istiyor bu delicesine kavuran güneşi bilmiyorum. Bilmiyorum ve lanet ediyorum. Biz diyorum, terlemek istersek güneşe ihtiyacımız yok. Biz terlemek istersek, iki beden, daha hayal dünyasında yakar, terletiriz birbirimizi... Biz terlemek istersek, dokunur birbirimize yanarız. Biz dokunursak birbirimize, siz yanarsınız... Güneş, ne acizsin... Yağmur, neden yağar? Nasıl da böyle cüretli yağar! Biz dokunuruz, ten yanar ve yağmur, söndürmek isteyen yağmur, çaresizce yağar! Güneş, ne acizsin! Peki soruluyor mu hala, yağmur neden yağar.
Her şey tersine dönüyor. Ben, sedef bir tabut misali kentimde, ölüm uykusundan uyandım. Bir kadın vardı, geldi, uyandım. Bir kadın, kalubeladan beri beni seven kadın, tanrının benimle aynı nefesinden nasiplenmiş bir kadın, geldi ve zaman bambaşka bir boyutta akmaya başladı... Biliyor musunuz ben hep ne düşünürüm? Tanrının nefesi, kuvvetli olmalı, hem de büyük, çok büyük ve bu yüzden insana ruh üflerken öyle tek tek değil, içtimaya çıkmış askerler misali karşısına dizili kullara tek bir seferde üfler ve biz bu yüzden bazı insanlarda kendimizi buluruz. Zira tanrının aynı anda, aynı nefesinden nasiplenmişizdir...
Kadın, dudakları dudaklarıma değer değmez, nefesini nefesime katan kadın, tanrının nefesinden ilham almış kadın, ruhuma ezeli hasretinin nesnesini nakşetmiş kadın... Geldi, geldi ve her şey değişti... Zaman, zamanda bir adam, sanki ruhsuzdu ve zamanın ruhu oydu...
Şimdi bu gece, ona giden bir günün gececi olacak ve yarın, yarın gece, biz şehri gören bir balkonda, birbirimize bakacağız ve dünya yanacak...
Yanan yansın, yağmur yağsın...

1 Comentário:

suvebeyaz dedi ki...

'Tanrının nefesi, kuvvetli olmalı, hem de büyük, çok büyük ve bu yüzden insana ruh üflerken öyle tek tek değil, içtimaya çıkmış askerler misali karşısına dizili kullara tek bir seferde üfler ve biz bu yüzden bazı insanlarda kendimizi buluruz. Zira tanrının aynı anda, aynı nefesinden nasiplenmişizdir...' burda bittim işte..

 

©2009 Ömür Defteri | Template Blue by TNB